İzmir’de 2012 Yılı Su Zammı ve Su Fiyatlandırma Politikası Üzerine


İZSU, İzmir’de su birim fiyatlarını (su tarifesini) yeniden yapılandırdığını dün duyurdu. Buna göre İzmir’de konutlar için su birim fiyatları %25‘e varan oranlarda arttı.

Zam oranının yüksek olduğu konusunda gelen tepkiler üzerine İZSU web sitesinde konu ile ilgili bir açıklama yayınladı. İZSU, bu yazıda, su birim fiyatındaki artışın nedenlerini sıraladı ve artış oranının gerçekte maliyetler bazında %7 olduğunu bildirdi.

Bu yazıda su birim fiyatlarındaki bu artışı ve İZSU’nun su fiyatlandırma politikası hakkında yorumlarımı okuyabilirsiniz.

Su Birim Fiyat Artışı (Zam) Gereğinden Fazla mı?

Aile bütçesi açısından pek çok vatandaş bu zamdan memnun kalmadı elbette. Ancak, su zammı ile ilgili haber üzerine konuyu biraz daha yakından inceleyenler, zammın gerekliliğini anlamaya çalışıp bu soruya cevap aradılar.

İZSU: “Gerçek Zam Oranı %7”

İZSU, %25 olarak aktarılan su fiyatındaki artışın, maliyetler bazında değerlendirildiğinde gerçekte %7 düzeyinde olduğunu belirtiyor. (İçme suyu ve atıksuyun ortalama maliyeti 3.66 TL/m³; konutlarda ilk kullanım dilimi için satış fiyatı ise 3.90 TL/m³ olarak belirlenmiş. İZSU %7’lik artışı buradan hesaplıyor.)

Ancak İZSU’nun burada hesapladığı oran zam oranı değil; kar oranıdır. 1 m³ suyu 3.66 TL’ye mal edip sadece konutlarda ve ilk kullanım dilimi için 3.90 TL’ye satan İZSU bu satıştan en az %7 kar elde etmektedir.

Zam Oranı ile ilgili  Gerekçeler

İZSU’nun konu ile ilgili açıklamasında yer alan zam gerekçeleri şunlar:

  • Su birim fiyatının yüksek olduğu konut dışı tarifelere zam yapılmadı.
  • Birim üretim maliyeti 3.66 TL/m³. Ancak bu hem içme suyu temini hem de atıksu bedelini içeriyor!
  • Su fiyat tarifesinde 2010 yılında yapılan %10’luk artışın açılan dava ile iptali nedeniyle, su fatura bedellerinden toplam 38 milyon TL düşülmektedir.
  • İzmir Atıksu Arıtma Tesisi’nde yüksek enerji ve kimyasal madde giderleri.
  • Kanalizasyon şebekesinde atıksuyu terfi eden toplam 96 adet pompanın  24 saat süreyle çalıştırılması da, artan elektrik fiyatları ile birlikte yine önemli bir maliyet oluşturmaktadır.
  • Bu ay içinde temeli attılan 61,5 milyon TL’lik çamur bertaraf tesisi.
  • İzmir Atıksu Arıtma Tesisi’nde 4. faz.
  • Yüzülebilir körfez hedefine yönelik olarak satın alınan gemi, makine ve ekipmanlar.
  • Metropol sınırlarının genişlemesiyle Büyükşehir’e dahil olan yeni ilçelerdeki altyapı çalışmaları.

Bu gerekçeleri ve gerekçelerde sıralanan maliyet kalemlerini kabul etmemek mümkün değil elbette. Ülkemizdeki toplam biyolojik atıksu arıtma kapasitesinin %25’ine sahip bir kent olmanın gururunu taşıyan İzmirliler elbette bunun gereğini de  yapmak zorundalar. Ancak, burada aklımıza takılan sorular ise şunlar:

  • Atıksu arıtımı için Çiğli’deki merkezi arıtma tesisi yerine birden çok noktada arıtma tesisi kurularak pompaj maliyeti düşürülemez miydi?
  • Atıksu arıtımı için daha düşük enerji maliyetine sahip arıtma teknolojileri tercih edilemez miydi?

Tabii bu sorulara “Evet, öyle yapılmalıydı.” desek bile, bu konuda kararlar projenin başlangıcında sistem kurulurken verildiği için mevcut yönetimin (belediye ve İZSU’nun) bu konuda yapabileceği birşey yok.

Atıksu artıma tesisinde en önemli gider olan enerji maliyetlerini azaltma konusunda İZSU’nun alabileceği önlemler ise şunlar olabilir:

  • Yağmursuyu ile atıksuyu birlikte toplayan birleşik sistem kanalizasyon yerine ayrık sistem kanalizasyon sistemini kent genelinde yaygınlaştırarak atıksu arıtma tesisinde arıtılan suyun debisi ve dolayısıyla enerji tüketimi azaltmak.
  • Enerji ihtiyacını karşılamak için alternatif enerji kaynaklarını (güneş ve/veya rüzgar enerjisi) kullanmak.

Tabii bu tür hedefler ancak uzun dönemli olarak katkı sağlayacaktır.

İZSU’nun Su Fiyatlandırma Politikası

Su fiyatlandırma aslında su tasarrufu için alınabilecek önlemlerden biridir. İZSU’da konutlarda suyun tasarruflu olarak tüketilmesi için değişik kullanım dilimleri (kademeler) için farklı birim fiyatlar uyguluyor.

Konutlar için eski ve yeni su birim fiyatları şöyle:

İZSU’nun su fiyatlandırma politikasında eleştirebileceğimiz iki husus var:

(1) Kademeler arasındaki fiyat artışının yüksekliği: İlk kademe ile ikinci kademe arasında %156’lık, ikini kademe ile üçüncü kademe arasında ise %61’lik fiyat artışı var. Bu oranların nispeten daha düşük olması ve artış oranlarında ise tam tersine ilk oranın daha düşük ikincinin daha yüksek olması beklenirdi aslında.

(2) Fiyatlandırmanın sadece tüketilen su miktarına dayalı olması: İZSU’nun uyguladığı fiyatlandırma sisteminde hanehalkı büyüklüğü (konutlarda yaşayan kişi sayısı) hiç dikkate alınmıyor. Oysa bir konutta 1 ya da 2 kişi yaşayabileceği gibi 4 veya daha fazla kişi de yaşıyor. Bu durum, fiyatlandırma politikasının mevcut haliyle çok da adil olmadığını ispatlıyor bizlere. Adrese dayalı kayıt sisteminde her konutta kaç kişinin yaşadığı bilgisi artık kurumların elinde mevcut. Bu nedenle su fiyatlandırmada kriterin tüketim değil kişi başına tüketim olarak değiştirilmesi gerekiyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s